Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayımladığı son rapora göre, ilkokula başlaması beklenen çocuklar ve gençler için eğitim süresi önemli ölçüde azaldı. 2025 yılı projeksiyonlarına göre, bir bireyin en yüksek eğitim seviyesini tamamlaması muhtemel toplam süre 16,8 yıla geriledi. Bu rakam, 2024 yılı verilerine göre 17,2 yıl seviyesinde olup, yaklaşık 0,4 yıl azalmış olduğunu gösteriyor. Bu azalma, eğitim sistemine olan erişim ve katılım oranlarındaki gelişmeleri ve eğitim politikalarındaki değişiklikleri yansıtan önemli bir göstergedir.
Muhtemel eğitim süresi sadece toplam yıl sayısını değil, aynı zamanda ilkokul öncesinden yükseköğretime kadar olan süreçte alınan eğitimleri de kapsar. Bu bağlamda, okul öncesi eğitimin ortalama 1,6 yıl, ortaöğretim ise yaklaşık 11,9 yıl olarak hesaplanmıştır. Eğitim sürelerinin bölgesel dağılımında ise en yüksek muhtemel eğitim süresi, 18,6 yıl ile Bayburt ve Karabük’te gözlemlenirken, en düşük ise Şanlıurfa’da 13,8 yıl ile kayıtlara geçti. Bu farklar, bölgesel ekonomik ve sosyal faktörlerin eğitim politikasına etkisini net biçimde ortaya koymaktadır.
İstatistiklere göre, kadınlar ve erkekler arasında eğitim süresi farklılıkları devam etmekte olup, 2025 itibarıyla kadınlar için muhtemel eğitim süresi 17,2 yıl iken, erkeklerde bu süre 16,3 yıla gerilemiştir. Kadınlarda en yüksek eğitim süresi Tunceli’de ulaşırken; erkeklerde ise Bayburt önde gelmektedir. Ayrıca, cinsiyet eşitliği endeksi 1,05 ile kadınların lehine gelişmeler göstermiştir ve bu endeks 2018’den bu yana sürekli artış yaşamaktadır. Türkiye’nin ortalaması OECD ülkeleriyle kıyaslandığında ise, 2024 verilerine göre 17,2 yıl ile OECD ortalaması olan 16,6 yılın biraz üzerinde yer almaktadır. En yüksek eğitim süresine sahip ülke Yunanistan iken, en düşük kıtasal ortalama ise Kolombiya’dadır.
